AHMET RASİM
MEŞAKK-I HAYAT / UZUN ÖYKÜ / BORDO-SİYAH /
2004 / 75 sayfa
Ahmet Rasim (1864-1932) devrini en iyi yansıtan yazarlardan biridir.
Edebiyatımızın ilk klasiklerini yazanlardan biri olarak anılmaktadır. Ahmet
Rasim’in erken dönem eserlerinden biri olan bu yapıt günümüzde uzun öykü
türünde değerlendirilmektedir.
Tanzimat döneminden sonra Letâifnâme olarak isimlendirilen “hoş sözler”in toplandığı kitap
türleri bir tür toplama yayın olarak edebiyat türleri arasında yer almıştır.
Yazarlar daha sonra aktarmak istediklerini, ele aldıkları konuların içine
yayarak, kahramanlarının başından geçenleri değerlendirerek okura verme
gereğini duymuşlardır.
Meşakk-ı Hayat yani Hayatın
Güçlükleri kitabını günümüz Türkçesine çeviren ve kitabı yayına hazırlayan
Zeki Çakılalan’dır. Editör Kemal Bek ile birlikte kitap hakkında düşüncelerini
aktardıkları bölümü kitaba başlamadan önce muhakkak okumalısınız. Bu uzun öykü
ilk olarak 1891 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiştir. 1892
yılında kitap olarak basılmıştır.
Ahmet Rasim bu kısa anlatısında konu; kocasını çirkin
bulduğu için evi terk eden genç bir kadının uzun süre kalabileceği bir kapı
bulamaması üzerinedir. Rasim yapıtını, dönemin söylemine, ahlak anlayışına
uygun olarak, kadının toplumdaki yerini ve davranışlarını sorgulayan üslupla
kaleme almıştır. Firdevs’in tercihleri, sığındığı kapılarda yaşadığı zorluklar,
yanlış anlaşılmalar, kısa sürede “neden ben evimi ter ettim ki” sorusuna cevap
aramaya dönüşür. Yazar, bu kısa yolculukta, -evini terk eden bu tür- kadınlara
toplumun nasıl baktığını, kadınların nasıl pişman olduğunu bize aktarma
gayretindedir.
Son bölümü sürprizli olan bu klasik yapıtı Ahmet Rasim ve
klasik Türk Edebiyatı meraklılarına tavsiye ederim.
Taylan Köken
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder