28 Ağustos 2025 Perşembe

meşakk-ı hayat...

AHMET RASİM

MEŞAKK-I HAYAT / UZUN ÖYKÜ / BORDO-SİYAH / 2004 / 75 sayfa


Ahmet Rasim (1864-1932) devrini en iyi yansıtan yazarlardan biridir. Edebiyatımızın ilk klasiklerini yazanlardan biri olarak anılmaktadır. Ahmet Rasim’in erken dönem eserlerinden biri olan bu yapıt günümüzde uzun öykü türünde değerlendirilmektedir.

Tanzimat döneminden sonra Letâifnâme olarak isimlendirilen “hoş sözler”in toplandığı kitap türleri bir tür toplama yayın olarak edebiyat türleri arasında yer almıştır. Yazarlar daha sonra aktarmak istediklerini, ele aldıkları konuların içine yayarak, kahramanlarının başından geçenleri değerlendirerek okura verme gereğini duymuşlardır.


Meşakk-ı Hayat yani Hayatın Güçlükleri kitabını günümüz Türkçesine çeviren ve kitabı yayına hazırlayan Zeki Çakılalan’dır. Editör Kemal Bek ile birlikte kitap hakkında düşüncelerini aktardıkları bölümü kitaba başlamadan önce muhakkak okumalısınız. Bu uzun öykü ilk olarak 1891 yılında Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilmiştir. 1892 yılında kitap olarak basılmıştır.

Ahmet Rasim bu kısa anlatısında konu; kocasını çirkin bulduğu için evi terk eden genç bir kadının uzun süre kalabileceği bir kapı bulamaması üzerinedir. Rasim yapıtını, dönemin söylemine, ahlak anlayışına uygun olarak, kadının toplumdaki yerini ve davranışlarını sorgulayan üslupla kaleme almıştır. Firdevs’in tercihleri, sığındığı kapılarda yaşadığı zorluklar, yanlış anlaşılmalar, kısa sürede “neden ben evimi ter ettim ki” sorusuna cevap aramaya dönüşür. Yazar, bu kısa yolculukta, -evini terk eden bu tür- kadınlara toplumun nasıl baktığını, kadınların nasıl pişman olduğunu bize aktarma gayretindedir.

Son bölümü sürprizli olan bu klasik yapıtı Ahmet Rasim ve klasik Türk Edebiyatı meraklılarına tavsiye ederim.

 

Taylan Köken

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder