31 Aralık 2011 Cumartesi

çalışkanım...

türküm, haliyle doğruyum, çalışkanım ama belli etmiyorum... pakize suda

taylan köken

30 Aralık 2011 Cuma

dizi manyağı...

ezeltesi, öyle bir geçer salı ki, muhteşem çarşamba, perşembenin suçu ne?, adını cuma koydum, cumartesi yelleri, pazar ç.   noyan güven

taylan köken 

29 Aralık 2011 Perşembe

üç kişi fazla...

ben bayağı sıkıntı duyuyorum böyle sahnelerde. sevişme iki kişilik bir şey ve sen orada üç kişisin... nejat işler

 taylan köken

28 Aralık 2011 Çarşamba

yılbaşı geliyor...

yılbaşı alışverişi sevenlere site tavsiyesi: www.hediyeyarat.com 

taylan köken

27 Aralık 2011 Salı

26 Aralık 2011 Pazartesi

başka şeyler...

başka şeyler alacağım derseniz yabancı bir site adresi daha: www.etsy.com

taylan köken

25 Aralık 2011 Pazar

şeyler...

doğa sporları ve diğer değişik şeyler üzerine bir alışveriş sitesi... www.thinkgeek.com 

taylan köken

24 Aralık 2011 Cumartesi

müntahabat-ı eş'ar...


ŞİNÂSİ
MÜNTAHABÂT-I EŞ’ÂR/ŞİİR/BORDO-SİYAH/2004/151 sayfa

Şinasi 1826 yılında İstanbul Tophane’de doğmuş ve 1871 yılında vefat etmiştir. Tanzimat Dönemi yenilikçi yazarlarındandır.

Müntahabat-ı Eş’ar yani seçilmiş şiirler Şinasi’nin Divan edebiyatı dışına çıktığı ve Divan Edebiyatı konularının haricindeki konulara girdiği şiirleridir. Döneminin önemli yazarları olan Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi öncü yarların yaptığı gibi “vatan”, “millet”, “hürriyet” kavramlarına dönemin devrimci, değişimci düşünce biçimine göre yeni anlamlar yükleyerek bunları eserlerinde sergilediler.

Dilin iradesini başta akl eder tedbir
Ki terceman-ı lisandır anı eden takrir
(Gönlün iradesini, başta, akıl uygular,
Ki, onu söyleyen de, dil adlı dilmaçtır.) sf.54
 
Kalem kılıç olup aklın debir ü celladı
Biri işaret ederse biri eder temdir
(Kalem kılıç olup aklın yazmanı ve celladı
Biri işaret ederse biri de yok eder.) sf.56

Eşi yok bir güzeli sevdi beğendi gönlüm
Kıskanır kendi gözümden yine kendi gönlüm sf.85

Dene altunu mihenk taşında
Dahi insanı bir iş başında sf.96

Ayağında donu yok fesleğen ister başına

Gül dikensiz olamaz yâr dahi engelsiz

Bizim şeyhin kerameti olur menkul kendinden sf.103 

Taylan Köken

23 Aralık 2011 Cuma

halk edebiyatı dersleri...


PERTEV NAİLİ BORATAV
HALK EDEBİYATI DERSLERİ/İNCELEME/TARİH VAKFI/2000/217 sayfa

Boratav Hocanın arşivi Kültür Bakanlığı desteği ile Tarih Vakfı tarafından alındı. Şimdi bu zengin arşiv Vakıf tarafından kitaplar halinde yayınlanacak. İlk dört kitap çıktı bile! İnşallah aynı hızla derleme ve yayınlama yoluna giderler?

Gelelim kitaba hocanın üniversitedeki ders notlarının yayınlanması ile seri başlıyor. Bakalım neler var?

22 Aralık 2011 Perşembe

çadır yerine...


ayvalık sarımsaklı'da bulunan iller kampı'nın misafirleri van'lı depremzede vatandaşlarımız... van'daki soğuk havada yazlık çadırlarda kalacaklarına, (en azından) havalar ısınana kadar veya geçici konutları yapılıncaya kadar, burada barınmaları güzel bir şey... daha boş yer var! havalar daha da soğumadan yerleştirmeler devam etmeli...

taylan köken 

20 Aralık 2011 Salı

yaz evi...


MEHMET ZAMAN SAÇLIOĞLU
YAZEVİ/ÖYKÜ/İŞ BANK.KÜLTÜR YAY./2002/123 sayfa

Mehmet Zaman Saçlıoğlu bu yapıtı ile 1993 yılında ilk yedi öykü ile Yunus Nadi Yayınlanmamış Öykü Ödülü’nü, 1994 yılında da Sait Faik Hikaye Armağanı’nı kazanmış. İlk okuduğum kitabı “Beş Ada” idi. O kitabı da çok güzeldi. Onun da kritiğini yapacağım. Bu kitaba geçelim.

17 Aralık 2011 Cumartesi

ruh ikizini arar...


MAHİR ÖZTAŞ
RUH İKİZİNİ ARAR/ ÖYKÜ/ YKY/ 1997/ 182 sayfa

Mahir Öztaş’ın ilk okuduğum kitabı. Güzel ve etkileyici bir kitap. Birbiri ardına gelen, bağlaşık, sekiz öyküden oluşuyor kitap.

“Ne garip, duygularımı açığa vurmuyor, sonra da kendi içimde acı çekiyordum. Yanlış bir biçimde aşkın gizli olduğuna, anlaşılmaz kimi çelişkilerde gizlendiğine ve onu belirgin kimi heyecanlarda aramak gerektiğine inanıyordum.” Sf:86

“Ah şu kadınların söze olan düşkünlükleri. Aşkı sözlerde arıyorlar, kendileri için bir şiir yazılmasını istiyorlar.” Sf:102

“Ben seni ararken sen ne yapıyorsun? Birbirimizi bir evde, bir sokakta kaybettiysek, koskoca bir kentte nasıl bulabiliriz?” sf:170

“Başını cama dayar ve karanlıkta akıp giden görüntüleri izlerdi. Oturduğun yerde durmaksızın hareket ettiğini bilmek güzeldi. İnsanın karanlık bir camdaki yansıya bakarak düşler  kurması güzeldi. Oysa o karanlık camda kendi yansısından başka bir şey görmüyordu ve düşlere dalmasını gerektirecek bir geleceğe de inanmıyordu.” Sf:182


“Tanrının esprisi yoktur.”

“Bakmaktan kaçtığınız an öldünüz demektir.”


Taylan Köken 

16 Aralık 2011 Cuma

adam...

büyük adam olmana gerek yok; sadece adam ol yeter! alfred capus

taylan köken

15 Aralık 2011 Perşembe

kült kitap...


İLHAN BERK
KÜLT KİTAP/ DENEME/ YKY/ 1998/ 411 sayfa

İlhan Berk’in şah kitabı diyebilirim. Tür olarak ‘okurken/yazarken/çizerken’ olarak belirtmiş. Yazarken böyle serbestlik içinde olmak benim de sevdiğim bir şey olduğu için severek okudum. Sırf bu kitaptan başka bir kitap çıkaracak belge ve değinme var... Sağ ol...

14 Aralık 2011 Çarşamba

martı...

fırtınanın şiddeti ne olursa olsun; martı sevdiği denizden asla vazgeçmez... alfred capus

taylan köken 

13 Aralık 2011 Salı

aşkın ömrü üç yıldır...

FREDERIC BEIGBEDER
AŞKIN ÖMRÜ ÜÇ YILDIR/ ROMAN/ DOĞAN/ 2001/ 170 sayfa

Çok güzel bir kitap. Tek kelime ile mükemmel.

“Düşünmek insanı üzer” sf:13

“İnsan esmer ve uzun boylu olabilir ve gene de ağlayabilir. Bunun için, birden, aşkın ömrünün üç yıl olduğunu keşfetmesi yeterlidir.” Sf:21

12 Aralık 2011 Pazartesi

ucuz...

hiç kimse bir gülümsemeyi satın alacak kadar zengin değildir; ama çoğu kimse gözden yaş akıtacak kadar ucuzdur... alfred capus

taylan köken

11 Aralık 2011 Pazar

do sesi...


FERİT EDGÜ
DO SESİ/ ÖYKÜ/ YKY/ 2002/ 91 sayfa

Ferit Edgü’den kıpkısa öyküler. Tarzı ile yazımı ile felsefesi ile... 1999-2000 yıllarında yazılmışlar.

“Sonunda, ben de babamın yaşına vardım.
Şimdi, onun, niçin insanlardan çok kuşlarla ilgilendiğini anlar gibiyim.” (Adlar-sf:37)

Hangi gün babamızın yaşına varırız? Hangi gün babamızı yakalarız? Yaşlanınca mı? Yoksa babam gibi düşünmeye başlayınca mı? Ne zaman öyle düşünürüz? Düşündüğümüzü hissederiz?

“Sonumsu
Saatine bakmayı unutma, dedim.
Ama bunun ne gibi bir yararı olabilir ki, dedi son soluğunu verirken.” Sf:25

Zaman çok kez anlamsızlaşır!

“Unutmayın ki yalnız kurbanlar yalan söylemez” (Masum-sf:31)

“Susuzluk
Bir kaynağın başında durmuş,
Buralarda içecek bir şey yok mu? diye bağırıp duruyordu.
Ona kaynağı gösterdim.
Bu benim susuzluğumu gidermez, dedi.” Sf:62

“Işık
Koridorun ucundaki ışığı görüyor musun?
Tabii görüyorum.
Öyleyse niçin yazmıyorsun? Sf:73

“Kaf
Bir gece, Berlin sokaklarında dolaşırken,
Kafka’yı gördüm.
O da seni gördü mü?
Evet.
Ne dedi?
Saçma bir soru sordu: Siz de mi oraya gidiyorsunuz? Dedi.
Evet, dedim.
O ne dedi?
Öyleyse birlikte yürüyemeyiz.” Sf:76

Başkaca: Şanslı (sf:39), Bir garip sürgün (sf:40), Rastlantı (sf:64), Özellikle (sf:67) isimli öykülerde okunmalı...

Taylan Köken

17 Kasım 2011 Perşembe

gece gelen ölüm...


ERHAN BENER
GECE GELEN ÖLÜM/ ÖYKÜ/ BİLGİ/ 1993/ 240 sayfa.


Beş öyküden oluşan bir kitap. ‘Gece gelen ölüm’ ve ‘Biobot’ öyküleri nerdeyse roman olacak kadar uzun. Kitabın en etkileyici öyküsü ise ‘Falcı’ öyküsü.

Gece gelen ölüm öyküsü;
Bir intiharı araştıran komiserin aşk üzerine düşmüş olduğu çapraz ateş üzerine, güzel bir öykü. Kötü yanı öykünün uzayan diyalogları... Ve son! Ne muhteşem…

Çiçekler;
Kısa ve sıradan...

Falcı;
Dünyanın değişik zamanlarında farklı bedenlerde, hep doğruyu söylediği için ve hep tekrar gelmek yok edilen bir falcı... Kahin demek daha doğru herhalde... Çok güzel öykü, yazım tarzı ile bayağı beğendim...

Telefondaki ses;
Kocası tarafından aldatılmış olan karasız kadının düşünceleri üzerine bir öykü. Sıradan.

Biobot;
Biraz zorlama fantastik olan uzun bir öykü.

Erhan Bener’i okumaya devam... Tavsiye etmeye devam…

Taylan Köken

14 Kasım 2011 Pazartesi

yanımda mı?

hayata karşı ilk küskünlüğümüz; yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar... anton çehov

taylan köken  

13 Kasım 2011 Pazar

plati...


ENİS BATUR
PLATİ/ DENEME/ SEL/ 2006/ 123 sayfa.

Neden EB okuyorumun cevabı niteliğinde bu kitap. Plati alt başlığı ile Bir ada denemesi, Yassıada tarihine bir bakış. EB duyarlılığında, EB tarzında, EB araştırmacılığında...

2 Kasım 2011 Çarşamba

dostluk...

dostluk, çınar gibidir. meyvesi olmasa da, gölgesi yeter... alfred capus

taylan köken

1 Kasım 2011 Salı

çengi...


AHMED MİTHAT EFENDİ
ÇENGİ / ROMAN/  BORDO-SİYAH/  2004/  243 sayfa

Ahmed Mithat Efendi Türk yazınının öncülerindendir. 1844 yılında İstanbul Tophane’de doğup 1913 yılında vefat eden Ahmed Mithat edebiyatın her türünde yapıtlar vermiştir.
“Çengi” İstanbul’un fuhuş hayatını anlatan gerçekçi türde yazılmış bir romandır. Yazar muhtemelen gerçek olan kahramanlarının ağzından ve yaşadıklarından yola çıkarak dönemin hayatını en açık bir biçimde günümüze taşır.
Baba parası ile yaşayan Daniş Çelebi’nin düşmüş olduğu komik durumu irdeleyen bir roman. Dört kısımda yazılan roman ilk iki bölümde ayrı ayrı kişileri ve olayları ele alır, ama üçüncü bölümden sonra roman kahramanları bir araya gelir.

Ahmak olanlarla, deliler yalan söylemez. Sf:50
*
İğnenin deliğinden Hindistan’ı seyretmiş adamlar. Sf:84
*
Akıllının birine sormuşlar: İnsanın için ne zaman evlenmek hayırlıdır? Cevap vermiş: Buluğ çağından yirmi beş yaşına kadar evlenirse erken evlenmiş olur. Yirmi beşinden otuz beşine kadar evlenip de bir karıya esir olmanın anlamı yoktur. Otuz beşinden kırkından sonra evlenecek olursa pek geç kalmış olacaktır. sf:66
*
Buna sürgit dememişler! Görgeç demişler! Şimdiye kadar gördün, bundan sonra da vazgeçmeli. Sf:209
*
“Debbağ” sevdiği deriye yerden yere çarparmış. Sf:233

Taylan Köken

29 Ekim 2011 Cumartesi

cem sultan...


A.TURAN OFLAZOĞLU
CEM SULTAN / OYUN / ATATÜRK K.M.Y. / 1991 / 111 sayfa

Turan Oflazoğlu’nun oyunu bir çok defa Devlet Tiyatroları tarafından oynandı. Bu oyun Cem Sultan’ın yurtdışına kaçtığı ve ölümü arasındaki zamanı konu alan bir oyun. İki perdelik “Trajedi” türündeki oyun, Cem Sultan gerçeğini iki taraflı olarak aktarıyor: Yani Cem Sultan tarafının hem de Saray tarafının bakış açısını yansıtması bakımından kayda değer bir yapıt.  

Doymak, sevnç kşunun kanatlarını yolmaktır. Sf:7
*
Saltanat denilen dilber taksim kabul etmez. Sf:15
*
Gurbet sıla değildir. Sf:17
*
Dur! Beni gam öldürecek, bari sen öldür, medet! Sf:20
*
İş gereken yerde düş para etmez. Sf:27
*
Alçalışlar tanınmadan yücelikler bilinir mi? Sf:47
*
Kişi kaygısını çektiği şeyi kolay kolay elden çıkarmazmış. Sf:54
*
Kötülerin elinde bal bile zehir kesilir. Sf:109

Taylan Köken

27 Ekim 2011 Perşembe

kadın ve cin...

dikkat edin kadınlar cin gibidir: yeri geldimi tapar, yeri geldimi çarpar... alfred capus

taylan köken

26 Ekim 2011 Çarşamba

mazruf...


ENİS BATUR
MAZRUF/DENEME/ OKUYANUS/ 2003/ 187 sayfa

Mazruf E.B. un kurgu kitaplarından biri. Kitap kurgulanabilir mi? Yazar E.B. ise kurgulanır. Kendisine gelen mektupların zarflarından özel bir seçkiyle (88 adet), kurgulanan bir kitap mazruf. İlginçtir; bu mektuplar sahibine ulaşmış…

Birkaç ilginç mektup adresi:

Gönderen: İlhan Berk  
Enis Batur’a (içinde mektup var) sf:20

Gönderen: Belirtilmemiş
Enis Batur (Gergedan) sf:70

Gönderen: İtalyan yayınevi
Remzi kitabevi - (Enis Batur) – İstanbul - Turkiye Cumhuriyeti

Gönderen: Necmi Sönmez
Enis Batur Gri Divan’ın Şairi

Gönderen : İskender
Sayın EB

Gönderen: Belirtilmemiş
Prens Batur

Gönderen: Ercüment Uçarı
Sayın ve Değerli Enis Batur

Gönderen: J.Ashbery
To DR. ENİS BATUR

Bence en ilginç zarf. Yazar da öyle düşünmüş ki sona saklamış… Yazının inceliği muhteşem. Kime gönderildiği ise tam bir muamma…

Gönderen: Can Bayhan
Sayın ENİS BATUR.
(YUSUF ATILGAN > BALIKESİR LİSESİ > ANAYURT OTELİ)


Taylan Köken

25 Ekim 2011 Salı

aile...

dünyadaki en keskin acı babamızın "bakışları", annemizin "göz yaşları", kardeşimizin "yanlışları"dır...

 taylan köken

24 Ekim 2011 Pazartesi

ne önemli...

ruhsal çöküntünün yaklaştığını gösteren belirtilerden biri de, insanın işinin korkunç derecede önemli olduğuna inanmasıdır. bertrand russel

taylan köken

23 Ekim 2011 Pazar

gidememek...

bazen gidememek gitmekten, susmak konuşmaktan daha fazla yorar insanı...

taylan köken

22 Ekim 2011 Cumartesi

başkalaşımlar XI-XX...

ENİS BATUR
BAŞKALAŞIMLAR XI-XX/DENEME/YKY YAY./2000/411 sayfa

İlk “Başkalaşımlar”ı okuyalı 4 yıl oldu. O yıllara göre mi, yoksa ağzımda bıraktığı tada göre mi değerlendirmek lazım bilmiyorum; ilkinin tadını alamadım… Yalnız yine E.B. tadı insanın damağında kalmıyor değil… Notlarla gidelim bakalım, ne çağrıştıracak bu E.B. kitabı…

19 Ekim 2011 Çarşamba

uzak...

fısıldanan sözler, çok kere yüksek sesle söylenenden çok daha uzağa giderler...

taylan köken

18 Ekim 2011 Salı

masal masal içinde...

bir araştırmada kadınlara benimle yatıp yatmak istemedikleri sorulmuş. yüzde 30'u "isterim" demiş, yüzde 70'i ise "ne, yine mi?" diye yanıt vermiş... s.berlusconi

taylan köken  

17 Ekim 2011 Pazartesi

ayrım...

ne yahudi vardır, ne de yunan. ne köle vardır, ne de onların sahipleri. ne kadın vardır, ne de erkek. onların hepsi birdir. çünkü tanrı ayrımcılık yapmaz... snt. paulus

taylan köken  

16 Ekim 2011 Pazar

flaş!

bir markete baskın yapan emniyet güçleri okumaya hazır çok sayıda gazete ele geçirmiştir. yetkililer gazetelerin nasıl çıktığı hakkında soruşturma açtıklarını belirtmişlerdir...

taylan köken 

15 Ekim 2011 Cumartesi

ilgi...

sen kimseyi facebook'larda "offff!!!" yazıp, "ne oldu kuzuuu???" ilgisi bekleyecek çaresizliğe düşürme yarabbi... 

taylan köken 

14 Ekim 2011 Cuma

sanayinin müzesi...

www.rmk-museum.org.tr sitesi rahmi koç sanayi müzesinin adresi. sanayinin parçalarını toplayan bir sergileyen bir sanayici... çok değerli bir koleksiyon ve bunun muhteşem sunumu haliç'de...

 taylan köken

13 Ekim 2011 Perşembe

bölünmez bütünlük...

o satırlarda ne yazar ki, okuduktan sonra devletin bölünmez bütünlüğü, dinimiz, ahlak ya da dünya ve hayatı algımız bir ceviz gibi ortadan ikiye çatlar? kaan sezyum

taylan köken

11 Ekim 2011 Salı

bu kalem un(ufak)...

ENİS BATUR
BU KALEM UN(UFAK)/DENEME/OKUYANUS/2004/335 sayfa.

Mütemmim Cüz (Tamamlanmış Az), Üçyüzaltmışdört Yöneltilmiş Soru Cümlesi, Kırmızı Defter’den, Selçuk Demirel’in Defteri üzerine 30 Temrin, Yol Pencereleri adlı bölümlerden oluşan küçük denemeler (notlar,tespitler)…

10 Ekim 2011 Pazartesi

ankara'da bir merkez...

vehbi koç ve ankara araştırmaları merkezi 50.000 kitaplık kütüphanesi ile araştırma konferansları ile ilgiyi hakeden bir merkez... internet sitesi ise şöyle: www.vekam.org.tr 

 taylan köken

9 Ekim 2011 Pazar

fonksiyon...

bir insana dalağı yok diye "dalaksız" demek ayıp mıdır? evet ayıptır. "sen de beyinsizsin" demek ayıp mıdır? evet ayıptır. velev ki öfke o insanın beyin fonksiyonlarını yok etmiş olsun! ahmet tezcan

 taylan köken 

8 Ekim 2011 Cumartesi

başka bir koç müzesi...

sadberk koç adına kurulan sadberk hanım müzesi bugün 18.000 geçkin eseri bünyesinde barındıran görülmesi gereken enfes bir koleksiyon... hüseyin kocabaş vefat edince yurt dışından ülkemize tekrardan getirmiş olduğu eserlerin sergilenmesi için de azaryan yalısının yanındaki bina satın alınıp restore edilmiş ve müze bugünkü görünümüne sahip olmuştur. müzenin site adresi: www.sadberkhanimmuzesi.org.tr   

taylan köken

7 Ekim 2011 Cuma

antalya arkeolojisi...

akdeniz medeniyetleri araştırma enstitüsü yıllardır antalya ve çevresinde çok değerli araştırmalar yapmaktadır. suna ve inan koç'un kurduğu enstitü türk arkeolojisine hizmet veriyor... siteleri ise şöyle: www.akmed.org.tr 

taylan köken  

6 Ekim 2011 Perşembe

varlık...

insanın değerini varlığı değil yokluğu gösterir ki; yokluğu bir şey değiştirmeyenin, varlığı gereksizdir. dostoyevski

taylan köken

5 Ekim 2011 Çarşamba

medeniyet...

ankara'ya yolu düşenler muhakkak uğramalı... gitmeden önce dur bir bakalım derseniz, alın size sitesi: www.anadolumedeniyetlerimuzesi.gov.tr 

taylan köken   

27 Eylül 2011 Salı

nereye dönersin...

yüzümüzü batı'ya dönmek, bu coğrafyada kıçımızı da doğuya dönmek anlamına geliyor... cüneyt özdemir

taylan köken 

26 Eylül 2011 Pazartesi

25 Eylül 2011 Pazar

ata sözü...

ata sözlerini doğrulamak için yaşıyoruz sanki! met-üst

taylan köken

21 Eylül 2011 Çarşamba

masumiyet...

her yurttaş bir suç uydurulana kadar masumdur! met-üst

taylan köken

20 Eylül 2011 Salı

19 Eylül 2011 Pazartesi

istediğine...

insanlar duyduklarına gördüklerine olan bitene değil istediklerine inanıyorlar artık! met-üst

taylan köken