16 Haziran 2011 Perşembe

canlar ölesi değil...



demet taner
canlar ölesi değil / yaşam / sel yayınları / 1996 / 127 sayfa

demet taner kocası haldun taner’in yaşamını resimler eşliğinde bize aktarıyor. sel yayınlarının temel taşlar serisinin üçüncü kitabıdır, canlar ölesi değil…
“evlilik” diyordu; “keman, piyano sonatına benzer. mutlu olmak için kadın tıpkı piyano gibi nerede ön plana çıkacak, nerede arka planda kalacak çok iyi bilmelidir.” sf:20

“her insanın gözünde kendi imajı vardır. onu gerçekleştirdiği oranda mutlu olur.” sf:25      

konuşmadığımız zamanlarda ise karşılıklı susuyorduk. suskunluk da paylaştığımız bir şeydi. sf:29

“bir insanın değerini etkileyen başlıca dört unsur vardır. kalıtım, aile terbiyesi, yetişme tarzı, deneyim.” sf:41

“başkalarından bize gelen sevgiyi çoğu zaman bizden onlara akan sevginin geri yansıması oluşturmuyor mu dersiniz?” sf:106

taylan köken

13 Haziran 2011 Pazartesi

eşsiz hazlar...



harry mathews
eşsiz hazlar / inceleme / sel yayınları / 2000 / 64 sayfa

sel yayınlarının enis batur editörlüğünde yayınladığı geceyarısı kitapları, geceleri uykunuz kaçtığınızda çok kısa bir sürede okuyabileceğiniz ince kitaplardan oluşan bir seçki.
eşsiz hazlar, mastürbasyon külliyatı alt başlığının adı ile kitabın içeriğini özetliyor.

dünyanın değişik yerlerinde yapılan, değişik yaş gruplarının, değişik tür mastürbasyonları ilgi çekici. kitabın arka kapağından; “değişik yerlerde, değişik zamanlarda, farklı yaşlarda farklı farklı kişiler tarafından, birbirine benzeyemeyen terkiplerle gerçekleştirilen, mahrem bir ayinin lirik izleri.”

gerisi kitapta…

taylan köken

10 Haziran 2011 Cuma

hava hayattır...

www.havahayattir.com daikin klima fotoğraf yarışmasının sitesi... resimler güzel, hayat güzel, hava güzel, daha ne olsun...

taylan köken

9 Haziran 2011 Perşembe

aforistika ya da özeldeyişler...


hulki aktunç
aforistika ya da özeldeyişler / metin / sel yayınları / 2001 / 62 sayfa

sel yayınlarının enis batur editörlüğünde yayınladığı geceyarısı kitaplarından bir diğeri…

kitabın arka kapağından; “kalpler – yürekler, düşler – karabasanlar, çocuklar – büyükler arasına gerili 58 hassas denge teli.”

kitaptan devam edelim.
(4)
kalp hastasını bilirsiniz.
yürek hastasını bilir misiniz?
(sakatatçıların
kalp sattığını
duyan var mı?) sf:8

(5)
şarkı, insanın sesiyle düş görmesidir. sf:9

(6)
en derin yalnızlık uykudur,
düşler de yoksa. sf:10

(12)
uyku: herkes, yaşamının
üçte birinde işsizdir. sf:16

(13)
“herkes şairdir çünkü rüya görür.” sf:17

(18)
“öykü, bitti artık,” diye yazan öykücüye
“biten sizin öykünüz olmasın,” demiştim.
yanıt yok. sf:22

(19)
kendi öyküsünü yaşayamaz olan,
başkalarının öyküsünü hiç yaşayamaz.
(kendi öyküsünü yazamaz olan da
başkalarının öyküsünü yazamaz. sf:23

(20)
hece vezni, bir çerçidir.
aruz ise atar. sf:24

(32)
sabahattin ali’nin
öyküsü deriştikçe
romanı seyrelmişti. sf:36

(33)
mutsuzluğun resmini
yapmış mıydı abidin? sf:37

(34)
mutluluk, gövdedeki
tensel – tinsel
düğümlerin
çözülmesidir. sf:38

(35)
(insan batıya batıya göçer de
doğuya doğuya saldırır. neden?) sf:39

(46)
başka bir çocuk,
bir büyüğüne söyledi:
“bana böyle bağırma,
yoksa sesinden bıkarım”
(olgun arun, yaş 7) sf:50

(47)
neden zırt pırt korna çalar
bizim sürücüler?
oyuncaksız bir çocuklukları
vardır da ondan. sf:51

(48)
abazanlar, “pezeveng”e
yeni bir ad bulmuş:
am-bul-ans. sf:52

(49)
trafik canavarına adanmıştır:
siz öküzlerin
çarpıştığını
gördünüz mü hiç? sf:53

(52)
gölgesiz bir dünyada
yaşamanın korkunçluğu.
(ötedünyada gölgeler
yoktur sanırım.) sf:56

taylan köken

8 Haziran 2011 Çarşamba

arazi marazi...

karma
arazi marazi / metin / sel yayınları / 2002 / 99 sayfa

sel yayınlarının enis batur editörlüğünde yayınladığı geceyarısı kitaplarından biri. armağan ekici, enis batur, levent şenkür, levent yılmaz, nuri sağlam, oğuz demiralp ve selahattin özpalabıyıklar, bu karma kitabın yazarları.
“marazi ayrıntı düşkünü 7 yazardan düşgücünüzü zorlayan 7 metin. şiir’de kelime sayanından necatigil’in kullandığı tireleri kategorize edene; bach, perec, zappa ve simpsons arasındaki bağları araştıranından shandy’nin çubuğunun yılana dönüşünü belgeleyene 7 tuhaf adam, 7 tuhaf---“ arka kapaktan…

switched on bach sf:19

kubrick, bu filmin son filmi olduğunu biliyordu, bu yüzden filmin “fuck” diye bitmesine gülüp geçmemek lazım. eyes wide shut sf:20

zappa müziğindeki mizah için- “notaların üzerine kaşları koymak” diyor. sf:22

dakikada 240 sözcük, new york aksanı ile konuşan birinin konuşma, ortalama bir okurun okuma, yasal işlerde çalışan bir katipten beklenen yazma hızıymış. Bu hesaplarla, okuduğunuz bu yazı da, topu topu on dakikalık bir metin. sf:26 armağan ekici- 6/9

ne doğu’ya, ne batı’ya ait bir şair olarak eb hem doğu’ya, hem de batı’ya aittir ve şiirinin pusulasının aradığı bana kalırsa her zaman bir soru kıblesidir. sf:42
yanımda bir soru: kimim hâlâ  ben? sf:47 levent şentürk- içinizde daha kaç soru var
hakikaten kaç soru var içimizde?

benim takıntım mı? ventoux’ya tırmanmak istiyorum, bir 26 nisan günü… tercihan 
1336 yılında… sf:63 levent yılmaz- petrarca’nın takıntısı

mesafe yoksa, büyüklük de yoktur. sf:68
oysa, bir tek, ölümledir eşitlik. o kopuşla. sf:71 nuri sağlam – giderayak giacometti

aynaya narsis gibi değil, şeytanı adam etmek için baktığını söylermiş. sf:77 oğuz demiralp
paul weisenberg

taylan köken

7 Haziran 2011 Salı

insanlık halleri...


ferit edgü
insanlık halleri / Aforizmalar / sel yayınları / 2003 / 60 sayfa

sel yayınlarının enis batur editörlüğünde yayınladığı geceyarısı kitaplarından bir diğeri…
kitabın arka kapağından; “ferit edgü, türk edebiyatının minimalist kanadının en usta kalemi, yıllar geçtikçe daha da amansız, acımasız bir dil kuruyor karşımızda – tıpkı, burada olduğu gibi.”
aforizmalar türü ile yazılı kısa ve ferit edgü’ce metinler…




kitaptan devam edelim;
6/
herkese hayatını anlatma.
bazı parçalarını çalan olur. sf:9

7/
yaşam, ne tek yönlüdür, ne çift yönlü
yaşam çok, pek çok yönlüdür.
bu nedenle yolunu şaşırır insanlar. sf:9

17/
bir mezar taşından:
alışamam diyen ben, şu mezara bile alıştım. sf:15

23/
uzun yolculuğa çıkıyorsun
geri de dönmeyeceksin, bunu bilerek hazırlan. sf:16

26/
iğneyle kuyu kazan, suyu bulmadan göçer. sf:17

30/
gece karanlık.
gündüzler daha karanlık. sf:18

35/
her deli van gogh ya da gogol olsaydı…sf:19

42/
yazmadan önce bir düşün.
yazarken bin kez düşün.
son pişmanlık para etmez. sf:21

43/
çok satarak yazar olunmaz. sf:21

45/
bugünü yazıyorsan
yarın neden seni okusunlar? sf:22

47/
eleştirilmekten değil
alkıştan kork. sf:22

49/
bir kez yazılır.
bin kez düzeltilir. sf:23

50/
kuralları yıkmak için
o kuralları bilmek gerek. sf:23

69/
katırın sırtında yol alırken atını düşünme. sf:31

81/
şahini avcı yapan yalnızlıktır. sf:34

89/
unutma, ne kadar koşarsan koş, duracaksın. sf:40

95/
gizini sandıkta saklayamazsın. sf:41

100/
elin vardığında kendine yardım et!  sf:42

101/
kapıyı açmadan önce çal.
kim bilir, belki seni bekleyen
hiç kimse yoktur. sf:43

109/
bir daha yapmayacaksan bağış dileme. sf:44

118/
tek kolla kürek çekerek
karşı kıyıya varamazsın.  sf:47
 
126/
gözden ırak olan…
kim bilir şu sıralarda nerde? sf:53

131/
-          ya şimdi ya hiçbir zaman, dedim ona.
-          o ne dedi?
-          şimdi evet. hiçbir zaman hayır. sf:55

137/
bir ses, nerdesin? diye soruyor.
hiçbir yerde, diyorum.

yankı:
ah! keşke. sf:57

140/
yeni bir sanat yapıtı karşısında duyulan şaşkınlık,
yeni bir dünya karşısında duyulandan farksızdır. sf:58

142/
-          düzeltilecek bir şey yok.
-          olsun, sen yazmana devam et. sf:59

taylan köken

6 Haziran 2011 Pazartesi

avara kasnak...


ferit edgü
avara kasnak / metin / sel yayınları / 2005 / 64 sayfa

sel yayınlarının enis batur editörlüğünde yayınladığı geceyarısı kitaplarından bir diğeri… alt başlığı: başıboş & olumsuz metinler. kitabın arka kapağından;          “bazı kitapların adı, tarife gerek bırakmaz—‘avara kasnak’ onlardan biri. yazarken –sanki-kara gözlük takmış yazar. " okurken ola ki- geceyarısını seçersiniz."
                                                                        
kitaptan devam edelim:
ne de çöken akşamın loşluğunda
salınıp duran kırlangıçlar. sf:15

zaman
doğrusu tüm bunlar, bana bir zamanlar söylenmiş olsaydı –
ne değişmiş olurdu?
belki hiçbir şey. belki de zaman.
ama biliyorsun, senin hiçbir zaman vaktin olmadı. sf:35

soru: kaç tür yolculuk vardır?
yanıt: kaç yolcu varsa o kadar. sf:36

son yolculuk
yaşam boyunca, doğduğu kentin dışına çıkmamış olan babam, ölüm döşeğinde kulağıma şöyle fısıldamıştı: “biliyor musun, canım uzun bir yolculuğa çıkmak istiyor.” sf: 45

o bir zamanlar yürüdüğüm yolları anımsıyorum da, bugün, buraya nasıl ulaşmış olduğuma şaşırıyorum. gençlikte yürünen yolların çoğu gibi engebeli yollardı. engebeleri aştığında, tuzaklar beliriyordu. tuzakları aştığında (bunu pek azımız başarmıştır) uçurumlar, çığlar. sf:21

taylan köken

5 Haziran 2011 Pazar

oscar oyunculuğu...

en iyi oyunculuğu, oscar gecesinde oscar alamayan oyuncuların yüzlerinde görebilirsiniz... will rogers

taylan köken

4 Haziran 2011 Cumartesi

patates...


enis batur
patates / anlatı / sel yayınları / 2003 / 52 sayfa

sel yayınlarının enis batur editörlüğünde yayınladığı geceyarısı kitaplarından bir diğeri de enis batur'un yazarlığını üstlendiği patates.
patates enis batur kişisel ansiklopedi oluşumundaki taşlardan biridir. kitabın notlarına dönelim…

1990’lı yıllarda hem televizyon, hem de radyo için işler yaptım. sf:13
enis batur patatesin hikayesini anlatmadan önce, kendi araştırma ve çalışma metodolojisi üzerine örnekler veriyor. onun tv ve radyo programlarını izleyemedim.

kimdir patates manyağı= henri cueco
cueco, 1988-91 arası 200 portre çalışması yapmış patateslerin üzerine. tuval yerine patates kullanıyor. bir de kitabı var, bir patatesin güncesi… sf:19

II. abdülhamid döneminde patates ziraatının yaygınlaşması için, beş yıl vergiden muaf tutulan çiftçilerin patates ekmeyi yeğlediğini öğreniyorum. sf:23

türklerin topu topu bir buçuk yüzyıl önce, XIX. yüzyılın ikinci yarısında erzurum ovasında başladıklarını görüyoruz. ruslardan öğrenildiği için o zamanlar halk patates ‘kartol’ dermiş. sf:34

patatesi, avrupa da batısından bulup getirmiş, benimsemekte de güçlük çekmiştir. amerika’nın fethine girişenlerin dünya görüşleri çok dardı gerçekte, patatesi hayvanlara layık saymalarının en önemli gerekçesi ondan incil’de sözedilmemiş olması. patates, acısını, 1846 kıtlığında avrupa’dan çıkarmış, 750 bin kişi ölmüş, bir milyonu aşkın irlandalı yeni kıtaya göçetmek zorunda kalmıştı. sf:35

yazmak, aynı zamanda bir biçimden yola çıkmak, onda karar kılma çabası vermek. sf:37

geri dönmek, dönebilmek iyidir. sf:49

taylan köken


3 Haziran 2011 Cuma

larissa...

larissa menemen sınırlarında ulaşımı çok kolay olan aiolis kentlerinden biridir. izmir-çanakkale karayolunda buruncuk köyünün sırtına yaslandığı kayalığın üstündedir. kent hakkındaki bilgileri ve arkeolojik fotoğrafları arkeodenemelerde bulabilirsiniz. şimdi burada diğer ilginç resimleri sizinle paylaşacağım...

endemik bir bitki

endemik bir bitki

endemik bir bitki

larissa'da bir ağaç

tarihin içinden çıkan başka bir ağaç

akropoldeki heybetli ağaç

akropoldeki heybetli ağaç
akropoldeki heybetli ağaç

larissa'da bir yaban

larissa'da bir yaban

larissa'da bir yaban

izmir'i boydan boya geçen hızlı tren

taylan köken