kime dedim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kime dedim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2016 Pazartesi

jack london...

Bu dünyada yapılacak, öğrenilecek o kadar çok şey vardı ki, 
yedi saat uyuyunca kendimi suçlu hissediyordum.
Jack London

taylan köken

8 Kasım 2016 Salı

isadora duncan...

İsadora Duncan
(d. 27 Mayıs 1877 San Francisco, ABD- ö. 14 Eylül 1927 Nice Fransa) ABD'li dansçı.
Gordon Craig ile olan ilişkisinden Deidre adında bir kız çocuğu dünyaya geldi. Paris Singer ile olan ilişkisinden de Patrick adında bir oğlan çocuğu dünyaya getirmiştir. 1922 yılında Rus şair Sergey Yesenin ile kendisini Rusya'dan çıkartmak için evlendi. Daha sonra Sergey Yesenin intihar ederek hayatına son verdi. Çocukları (Deidre ve Patrick) talihsiz bir kaza sonucu Seine Nehri'ne yuvarlanan arabada boğularak öldü. Kendisi de, üstü açık bir Bugatti'nin tekerleğine dolanan şalının boynunu kırması sonucunda öldü.
taylan köken

11 Ağustos 2016 Perşembe

kelebek...


Bütün işi tırtıl yapar;

-Ama şöhreti kelebek kapar...

George Carlin

taylan köken

16 Haziran 2016 Perşembe

görüntü...

Kimse göründüğü kadar iyi, anlatıldığı kadar kötü değildir.

taylan köken

3 Haziran 2016 Cuma

2 Haziran 2016 Perşembe

masumiyet...

 İnsan masumiyetini bazen bir başkasının günahıyla kaybeder...
Murathan Mungan

taylan köken

1 Haziran 2016 Çarşamba

kötü...

Kötü kazanabilir, ama üstün gelemez...  
Joseph Roux

taylan köken

31 Mayıs 2016 Salı

neşe...

Aslında sizler terazi misali kederinizle neşeniz arasında asılısınızdır. 
Yalnızca boş olduğunuzda durgun ve dengede olursunuz.       
Halil Cibran

taylan köken

26 Mayıs 2016 Perşembe

savaş...

Önemli savaşlar altın madalyalar için verilmez. 
Esas önemli olanlar, kendi içimizde savaştığımız görünmez zorluklardır.     
Jesse Owens

taylan köken

17 Nisan 2015 Cuma

ütopya...

Okyanus kıyısında, tropik bir ormanın yanında, altın gibi parlayan bir kumsal. Palmiyeler, hindistan cevizleri, denizden hafif esen bir rüzgar… Tatil şirketi reklamı değil, gerçek.
1970’lerde Hawaii’de böyle bir dönem yaşanmış. Hikayemiz Taylor Camp adındaki bir yeryüzü cenneti hakkında. Hippi kafasının gerçek olduğu zamanlarda yaşanan çok acayip ama güzel hayatlardan biri. Düşünsenize kira yok, istemediğiniz işte çalışmak yok, rekabet yok, onu yap bunu yapma diyen kafasız politikacılar yok…
Amerika’nın 6 yıldır içinde bulunduğu ve her geçen gün daha da bataklığına gömüldüğü Vietnam’daki savaşa karşı protestolar sürüyor. Üniversitelerde özellikle savaş karşıtları ve hükümet destekli boş kafalılar arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. İşte bu dönemde okullarındaki kavgadan uzak durmaya karar veren 13 genç Hawaii’deki cennet adalardan Kaua’ye gitmeye karar verir. Aile, okul, sorumluluk ve her şeyi bir yana bırakırlar.
Tamam Hawaii’ye gidilecek ama para yok, pul yok. Hippi kafası güzel kafa da, nası yapmalı nereden başlamalı derken büyük bir tesadüf yaşanır. O sırada adada mal mülk sahibi olan Hollywood yıldızı Eizabeth Taylor’ın kardeşi Howard Taylor ile gençlerin yolu kesişir. Taylor’ın adanın en güzel köşelerinden birinde arazisi vardır ancak yerel yönetimle işler pek iyi gitmemektedir. Taylor buraya hayalindeki evi yapmak istemekte ama gerekli izinleri alamamaktadır.
Sahilin hemen kıyısına bambulardan, kereste parçalarından ve ellerine geçirdikleri her şeyden ağaç evler yapmaya başlarlar, artık kendilerine gerçek bir yuva bulmuşlardır. Başkalarının imkansız dedikleri hayat bir şekilde imkanlı olmuş ve yaşanmaya başlanmıştır.
Kampa sonradan bir ebe ve doktor bile gelmiş; çünkü Taylor Kampı artık tam bir yaşam alan olmuş. Çiftlerin çocukları bölgedeki okula gitmeye başlamış; hatta okul aracının rotası bir süre sonra kamptan da geçmeye başlamış. Yerleşimciler arasına hippiler haricinde Vietnam gazileri ve sörfçüler de katılmaya başlamış ve yavaş yavaş nüfus artmış.
Denizden en taze balıklar geliyor, meyve ve sebzeler yetiştiriliyor, komün büyüyor ve yavaş yavaş ilgi çekmeye başlıyor. Bugün Amerika’nın ünlü spor kanalı ESPN’de radyo programcısı olan Rosey Rosenthal o günleri çok iyi hatırlıyor. Çıplaklığın ortamda gayet normal karşılandığını anlatan Rosenthal, “yeni gelenlerden birini bikiniyle gördüğümüzde asıl o zaman ilginç geliyordu” diyor.
Kampta onca çıplak genç dolanmaya başladığında dedikodular da yayılmaya başlamış. Aslında insanlar pek inanmasa da sahilde yaşanan ilişkiler tam bir orta sınıf ailesine benziyormuş. Yani çocuklu aileler ve çiftler. Rosenthal’ın bunları anlatmasına sebep, o dönem insanların kampın sadece çılgın bir seks ortamı sunduğunu düşünmeleri olmuş.
Tam 8 sene huzur dolu bir yaşamın sonu yavaş yavaş gelmeye başlamış. Aslında rahatsızlığın sebebi ahlaki gibi dursa da asıl sorunun ekonomik olduğu düşünülüyor. Hawaii’nin en güzel köşelerinden birinde kira vermeden, bedavaya bir yaşam alanı en başta yöre sakinlerini rahatsız eder olmuş.
Kamp alanı 1977 yılında Taylor’ın elinden alınmış. Bahanenin bizim buralarda gördüğümüzle aynı olmasıysa hayli trajikomik. Bölge yönetimi kampın olduğu alandan yol geçireceğiz demiş ve kamp sakinleri tahliyeye zorlanmış. Alan boşaltıldıktan sonra kimse geri dönmesin diye etraf ateşe verilip yakılmış.
John Wehrheim aradan geçen 40 yıldan sonra elindeki fotoğrafları derlemiş ve film yapımcıları Robert C. Stone ve Thomas Vendetti’ye göstermiş. Ekip fotoğraflardan yola çıkarak kamp sakinlerine ulaşmayı başarmış. Hatta kampa tahliye kararı çıkartan kimi bölge yöneticilerini dahi bulmuşlar. Adamlar 40 yıldan sonra yeniden hippilerle, hem de bu sefer ellerinde kameralarla karşılaşınca kim bilir neler hissettiler.
Filmin yapımcısı Robert C. Stone yaptığı çalışmadan hayli etkilenmiş; çünkü kampta kalanların tamamına yakını o zamanı hayatlarının deneyimi olarak tanımlıyor. Stone’a göre doğa, özgürlük ve genç olmak bir arada olduğunda yaşananların unutulmaz olması gayet normal.
O dönem sörfçü olan bugünün 67 yaşındaki emekli öğretmeni David Pearson “Geriye gitme şansım olsa gitmek isteyeceğim dönem sadece o dönem olurdu, o kadar bozulmamış ve güzel bir hayat düşünemiyorum” diyor.
Sayın Engin Özer'in yazısı çok güzel. Büyük bir kısmını buraya aktardım. Teşekkürlerimle.
Kaynak: www.listelist.com 
Video: https://www.youtube.com/watch?t=90&v=58WKzxMWZpU 
Taylan Köken

7 Aralık 2014 Pazar

aspat...

murat balkan:
geleceğe bir şeyler bırakacak
aspat koyu:
bodrum'da tarih ve doğanın
iç içe geçtiği bir yer
bir turizm cenneti:
www.aspat.com.tr 

taylan köken 


6 Aralık 2014 Cumartesi

bir kış masalı: turşu...

neşeli günler
bence bir turşu hikayesiydi
www.tr.wikipedia.org 
sitesinde filmin künyesi
aşağıdaki linkte ise filmden 
tadımlık bir video
webtv.hurriyet.com.tr/.../neseli-gunler-tursu-kavgasi_1

taylan köken

5 Aralık 2014 Cuma

dürrüşehvar sultan...

Son Halife Abdülmecid'in kızı
Haydarabad Nizamının oğlu
Azam Şah'la evlenerek
Berar Prensesi olmuştur...
 http://tr.wikipedia.org/wiki/Dürrüşehvar_Sultan

taylan köken

29 Eylül 2014 Pazartesi

28 Eylül 2014 Pazar

27 Eylül 2014 Cumartesi

bazı...

bazı günler güneşin doğuşu
içinize umut gibi doğar;
sonra gün içinde
her şey normale döner

taylan köken 

26 Eylül 2014 Cuma

yaşlılık...

insan ne kadar yaşlanıyorsa
o kadar bencilleşiyor...

taylan köken

25 Eylül 2014 Perşembe

24 Eylül 2014 Çarşamba

ak-kara...

karanlık çok şeyi örter
aydınlık çok şeyden kaçar

taylan köken

22 Eylül 2014 Pazartesi

koymak...

sepetin içine 
koydukların mı,
koyamadıkların mı?

taylan köken