ahmet altan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahmet altan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2013 Salı

yalnızlığın özel tarihi...


AHMET ALTAN
YALNIZLIĞIN ÖZEL TARİHİ / ROMAN / CAN / 1998 / 230 sayfa

Ahmet Altan romanı için genel olarak başarılıdır denilebilir. Bu benim şahsi düşüncem. Ahmet Altan, tarihi olayları temel alarak, oturttuğu ilişkiler ekseninde hem kendi özel tarihini, hem de döneme not düşmektedir ve irdelemektedir.

İttihat ve Terakki kökenli Hüsrev Bey, yüreğine sevgi yerine cinayet koyar. Birini öldürmek, onu sevmekten daha kolaydır. Hüsrev Bey nihayetinde geçte olsa aşkı bulmuştur. Nermin Hanım da aşkı arar. Bulunca da kaçar gider. Müberranım ise aşk içinde aşksızlığı yaşar. Kısaca roman mutsuz insanların arayışları üzerine kurulmuştur. 

Kitaptan kısa notlarla devam edelim:

Kendimi terk edip gitmekten korkuyorum, ben beni bırakıp gidivereceğim sanki, bence çıldırmak bu işte, kendimi bırakıp gidivermek, kalan da giden de yabancı olacak bana. Sf:12

*
Acı çekmek sakinleştiriyor insanı. Sf:73
*
Mutsuz insanlar hep bir şeyler beklerler. Sf:95
*
“Bir insanı tanımak istiyorsan, onun kimi seçtiğine bak,” demişti. “İnsanların kimliğini onların seçtikleri insanların kimliği ele verir.” Sf:97
*
“Bilmeyeceksin işte, hayatı bilmeyeceksin… Hiç kimse de bilmez, yalnızca aptallar bildiklerini sanırlar…” sf:105
*
Adam, gülümsedi.
-Neyi arıyorsun yavrum?
Bu beklenmedik soru şaşırttı Nermin’i.
-Bilmiyorum.
Sedirlerde oturan genç çocuklar, sessizce, hep aynı gizemli gülümsemeyle dinliyorlardı.
-İnsanlar bazen aslında sahip oldukları şeyleri ararlar, aramadan önce bir bak çevrene yavrum, belki de aradığın hemen yanındadır, belki de aradığın yanında duruyordur. Sf:142
*
-Kadınlar yalnızca kendilerine yapılanlara değil yapılmayanlara da sinirlenirler kızım…
*
Yaşlanmak insanı şaşırtıyor belki de… Bütün hayatınca rakamları yazıyorsun yazıyorsun, sonra yaşlanıyorsun, bir çizgi çekip yazdıklarını topluyorsun, bir de bakıyorsun, sonuç yanlış, bütün hayatınca yanlış rakamlar yazmışsın. Düzeltemiyorsun da… sf:202
*
Hiç kimseyi sevmedi, birisini sevmeye ihtiyacı vardı bence, çünkü insan bir yere gölgesi düşsün ister. Sf:224

Taylan Köken

18 Şubat 2013 Pazartesi

isyan günlerinde aşk...


AHMET ALTAN
İSYAN GÜNLERİNDE AŞK / ROMAN / CAN / 2001 / 468 sayfa

Ahmet Altan romanı için genel olarak başarılıdır denilebilir. Bu benim şahsi düşüncem tabi. Ahmet Altan, tarihi olayları konu olarak seçip, oturttuğu bir ilişki ekseninde hem kendi özel tarihini, hem de tarihe not düşmektedir ve irdelemektedir.

İsyan Günlerinde Aşk 31 Mart Olaylarını incelemektedir. Yine roman kahramanlarının sırlarını, ihanetlerini, karanlık taraflarını bize aktarırken, insanın bilinmeyen yönlerine değişik pencereler açmaktadır.

Kitap, Kılıç Yarası Gibi romanının devamıdır. Aslında günümüzde yaşayan Osman’ı herkes deli sanmaktadır. Çünkü o bu devirde yaşamayan şahsiyetlerin özel hikâyelerini büyükbabası ve büyükannesi özelinde okuyucuya aktarmaktadır. Aşkı, insanı okura aktarmasını iyi beceren bir yazar Ahmet Altan. Tarihsel konulara değinse bile yazdığı kitaplar tarihsel roman olarak değerlendirilemez.


Taylan Köken 

20 Mart 2012 Salı

karanlıkta sabah kuşları...

ahmet altan
karanlıkta sabah kuşları/deneme/can/1997/142 sayfa

bu deneme kitabı da 34 denemeden oluşuyor. ahmet altan romanda daha iyi, bu bir gerçek. romanının uç noktalarını ise denemelerinde görebiliyoruz...

taylan köken

19 Mart 2012 Pazartesi

geceyarısı şarkıları...

ahmet altan
geceyarısı şarkıları/deneme/can/1999/148 sayfa.

27 adet denemeden oluşan bir Ahmet Altan yapıtı. Romanlarına göre daha az başarılı bir yapıt. Yine de Ahmet Altan ve kadınlar üzerine güzel denemeler var. Okunmalı.

“Aşk oburluktan ölür” Sarah Bernard. Sf:9

“Tanrı erkeklere ‘yaşanan günü’ , kadınlara ise geçmişle geleceği armağan etti” sf:9

“Cinayet, yazı ve aşk, insanın tanrısallığa en çok yaklaştığı üç durum. Biri öldürerek tanrısallaşıyor, biri yaratarak, biri de kendini çoğaltarak.” Sf:10

“Erkekler cevapları arar, siz soruları arasınız. Siz sorularınızla huzursuz, erkekler cevaplarıyla sıkıcıdır. Huzursuzluklarınız ve huzursuzluğunuza duyduğunuz merak aşkı doğurur.” Sf:11

“Tanrıyı ve insanları deneme.” Nietzsche sf:13

“Her seçim bir kaybediştir.” Pascal sf:17

“Taşın fazlasını atıyorum, geriye heykel kalıyor.” Rodin sf:25

“İnsanlarla yaralanırım ben. Ve ben yazılarımla kanarım.” Sf:33

“Latinler, eskiden saatlerin üstüne şöyle yazarlardı. Hepsi yaralar sonuncusu öldürür.” Sf:41

“Bir hayat hiçbir şeydir, ama hiçbir şey bir hayat değildir.” Sf:55

“Acılardan kurtulabilmek için ‘eksilmeye’ bile razı gelirsiniz.” Sf:70

“Sanat günahın çocuğudur... Bilim de öyle. Sf:75

“Ben yalnızlığımla birlikteyken yalnız değilim.” Sf:91

“Şeytanın dokunmadığı bir mutluluk, günahın değmediği bir aşk var mı? Ne karşılığında satarsınız ruhunuzu? Kim olmak ve ne olmak için? Sf:110

Taylan Köken