21 Temmuz 2011 Perşembe

siyah beyaz...

siyah beyaz
vüs’at  o. bener / öykü / iletişim yay. / 2001 / 106 Sayfa
vüs’at o. bener öykücülüğünün duru örneklerinden birisidir, bu kitap. onun fazla ayrıntılı betimlemelerden kaçarak, yaşamımızdaki belli anların, aynı sade kurgu içinde değerlendirmesi onun öykücülüğünün öznelliğidir. hem kendi yaşamından, hem de yurdumuz insanından satırlarına aktarmış olduğu olaylar, öncelikle kurgusu ile insanı cezp ediyor. bu en azından benim için böyle.
17 öyküden (bir çoğu kısa) oluşan siyah beyaz kitabı vüs’at o. bener okuyucusu için etkileyici bir yazarın kilometre taşlarından biridir.
unutmuş olmalıyım öfkeyi. sf.8
anlatmayacağım sorgulamayı. kan beynime sıçramıyor artık. güldürünün, hele ki güldürünün – bir anlamlı düzeyi olmalı. zırva nasıl savunulur? yaşdaşım yargıcı sevgiyle anıyorum yine de. sağsa kulakları çınlasın, öldüyse gani gani rahmet dilerim, inanmayı içime sindiremediğim tanrı’dan! sf.50
nisan göğü bulutlu. içimi yıkasa, arıtsa inceden yağmur. durakladım, üç ay önce selamlamayı tasarladığım atatürk heykelinin önünde. saygı duruşuna geçtim, gelip geçenlere aldırmadan. sf.51
yapar anan orospu mantısı. içkisinden belli olur erkeğin hası. sf.55
“ne yapıyorsun, sınav yarın cebirden.” “kuşlar, kuşlar daha önemli. merak etme hazırım ben.” sf.70
tut ellerimi, sakınma… sf.81
yıkamamışsın içindeki duvarları? sf.81
yazmam buyruldu, yazıyorum, onun haberi yok. bu da mı yazgı? sf.92
güven özünde zayıftır zaten, yıkılıverir. sf.99
oysa, bilinenlerin sır sayılamayacağını düşünebilseydiler, sır burgacında boğulmazdılar… sf.106  
taylan köken

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder