8 Haziran 2020 Pazartesi

enis batur'a mektuplar...

İLHAN BERK        
ENİS BATUR’A MEKTUPLAR / MEKTUP / ÇOLPAN / 2019 / 224 sayfa

Çolpan Kitap’ın ikinci mektup kitabı yine benim sevdiğim yazarlara denk gelmiş. İlki Ece Ayhan’dan Enis Batur’a mektuplardı; Hoş Çakal Hoş Tilki.
İlhan Berk’in mektuplarının çoğu özel bir istek içermiyor. Çoğunluğunda Enis Batur’u bir yayın yönetmeni olarak görüp, yazdıklarıyla ilgili isteklerde bulunuyor. Ara sıra kızıyor, öfkeleniyor Enis Batur’a. Ancak E.B. belli yıllarda uzun Avrupa seyahatleri yapıyor. Paris’de ev tutup orada yaşıyor, yazıyor. Belki de samimi olduğu, değer verdiği bu yazarlardan ve bitmeyen isteklerinden uzaklaşmak istiyor. Eğer günümüz iletişim olanakları 1980’lerde olsaydı ne yapardı E.B.? Fırlatıp atar mıydı?
İlhan Berk, E.B.’a 1988’de şöyle diyor “Yahu Enis, sen insanı deli edersin, bilmem bunu biliyor musun?” Bu serzenişte kısaca yukarıda aktardığım hemen cevap verememe, geriye dönememe durumları var muhakkak. Ancak şair şaire 1991 yılına dek küser…
Başka bir ayrıntıysa İlhan Berk gibi bir üstadın E.B. şiirine, yazılarına ve kitaplarına göstermiş olduğu iltifatlar. Yer yer hayranlık duygusu ve hatta kıskançlık sözleri de bu mektuplarda okunmaktadır. Sakın şaşırmayın…

Kitaptan kısa notlara geçelim:
Gelecek sayılarda Halikarnassos otlarını yazacağım(Birsel’in dediği gibi insan orta malı şeyler yazmadıkça ünlenmiyor). Sf.23
*
 Bir kuyunun karşısında gizlilik yemini ettiğimiz gibi. Sf.26
*
Biraz sonra çıkacağım İstanbul’u tepmeye. Ne kenttir bu yahu! Adamın içine içine işliyor. Sf.29
*
Bakkallara düşmüş okul defterleri gibiyim. Sf.30
*
Dünya çok genç. Sf.51
*
“Sözcüklerin anlamları yoktur, kullanımları vardır.” (J.C. Giroud) sf.58
*
Sevgili Enis, yanıtsız bırakarak beni çileden çıkarma, acele telefon ya da mektup bekliyorum. Sf.64
*
Şairlerin düşünceleri yoktur. Şiirleri vardır! İlle bir şey mi çıksın diyorsun: Öyleyse her şeyden ordan çıkmalı. “Karanlığın sonuna gittim ben”, yeter bu insana. Sf.73
*
 Düşünen şairler gibi düşüncesi olmayan şairler de var: Ahmet Haşim’in, Dranas’ın, Dağlarca’nın, Necatigil’in düşüncesi yoktur, şiirleri vardır. Sf.75
*
Bütün boyutları, bütün kazıları, açıklıkları, labirentleri, yeraltları gidilmiş, çizilmiş; bundan böyle (eğer bu şair ölmez ise) ayrıntılar (sevgili ayrıntılar), kimi dipsular, girdaplar kalmıştır geriye, oaralara inilir artık! Şairler 30-35, en çok da kırkında çıkarırlar topraklarının kadastrosunu çünkü. Sonrası? Sonrası mağra yaşamı! Sf.77
*
 Şiir bize yetmeli Enis. O toplantıdan o toplantıya ne diye koşuyorsun her gün.(Gazetelerde görüyorum?)
Biz şairler susmakla emrolunmuşuzdur,
şiirimiz oradadır. Sf:87
*
Pytgorasçılar kendinden olmayanları ölü sayarlarmış, sağlıklarında da adamların mezartaşlarını dikerlermiş. Sf:111
*
Her mektup bir insandır. Sf.115
*
“Şiir sesle anlam arasında uzayıp giden bir karasızlık.” Valéry sf.191
*
İspanya’da üç kitabım çıktı ya, telif hakkı almayacağımı söyledim de öyle bastılar. Paris’te çıkan kitapçı da aynı şeyi söyledi. Kendimizi küçümsemiyorum.
Türkçe, hapishane, yalnız Türkçe mi? Türk olmak da! Sf.197
*
Şiir vebadır, bulaşmayın. Benim hayatımı cehennem etti. Sf.206

Taylan Köken

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder