14 Şubat 2013 Perşembe

sözün bittiği yer...


Doğdu. Gezdi.
Gittiği her yerden kendinde bir iz kaldı.
Gittiği her yerde bir iz bıraktı.

Uzun zamandır Çoşkun Aral belgeselleri için yurdumuzu ve dünyayı dolaşıyor. Ama onun asıl mesleği Savaş Muhabirliği. Sözün Bittiği Yer işte bu muhabirlik dönemlerinden kalma seçilmiş olan resimler. Tüm acımasızlığıyla, insanın neler yapabileceğini, yeri geldiğinde anlamsız çıkarlar için nasıl hayvandan öte bir varlığa dönüşebildiğini belgeleyen resimler. İnsanı canını acıtan, bir o kadar da gerçek olan resimler.
Kitapta Coşkun Aral’ın önsöz niteliğindeki Bu Yaşlı Dünyanın Öteki Yüzüne Bakmak başlıklı yazısı, Ara Güler’in Yaşamın Başka Yüzü başlıklı yazısı, Çetin Altan’ın Söylemeye Gerek Yok, İnsanlık Biraz da Ahmakça başlıklı yazıları bulunmaktadır.

Beni çeken başka şeylerin peşinde koştum durdum. Fotoğraflar çektim, kimi zaman ölümle burun buruna geldim, belki daha da geleceğim. Peki neden?
Ölümü mü sevmiştim? Silaha mı tapıyordum? Yoksa ölüm mü peşimdeydi? Hiçbiri değil; elbette mesleki yaşamımı anlamlı kılan başka şeyler vardı. Her deklanşöre bastığımda beni alıp götüren şeyleri, sabitleştirdiğim her karede insanoğlunun bu büyük dramını arıyordum.
Evet, Coşkun Aral hala arıyor, bu dramı, insanlığın yok oluş sebeplerini…         

Taylan Köken 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder